Anaokul Seçimi-1

Hayatta en az hoşlandığım şeydir belirsizlik. Hayatın kendisi belirsiz ve uzun vadeli planların hatrı sayılır bir kısmı gerçekleş(tiril)meden tarihe gömülür filan ama yine de kendimi alıkoyamıyorum belirsiz, düzensiz durumlardan kaçınmaktan. Elimde değil, daha esnek biri olabilmeyi çok isterdim. Şu bir kaç ay ise, hayatımın en belirsiz dönemini tecrübe etmekle geçiyor, hayırlısı… Çok bilinmeyenli denklemler döngüsü, araf gibi bir şey. En kısa zamanda çözebilmeyi düşlediğim denklemimin en önemli bilinmeyeni ve bugünkü yazımın konusu kızımın hangi okula gideceği.

Bu okul konusu ne menem bir şey. Çalıştığım dönemde, çok lafı geçerdi; o okul şöyle, bu okul böyle… Onun şu’su, bunun bu’su. Kafasını ellerinin arasına almış düşünen anneler… (Bu düşünenler de genelde anneler olur ya, neyse bakalım.) O zamanlar, “Yahu ne var, hepsi okul, ver birine gitsin.” diyesim geliyordu. Okul seçimi nedir ayrıca? Oturduğun mahalleye yakın bir okula atanması gerekmiyor mu çocuğun? Ya da bir puntunu bulup çevre okullardan birine yerleştirmiyor musun? Öyle değilmişmiş… Öyle değilmiş velhasıl, yaşayıp gördük.

Ben biraz mevcut durumuzdan bahsedeyim. Kızım şu an 3 yaşında bile değil ama önümüzdeki Eylül ayında 3.5 yaşına yaklaşmış olacak. Ben çalışmayan bir anneyim, ama kızımın okula başlamasını müteakip iş hayatıma geri dönmeyi arzuluyorum. Ne kızım için, ne kendim için bakıcılı bir hayatı tercih etmiyorum. Bu nedenle kızımın, bizim işte olduğumuz saatlerde vaktini geçireceği bir okula ihtiyacımız var. Yazımın devamında okul konusundaki ilk eleme kriterlerimden bahsedeceğim.

1. Gidilen Okulda En Az İlköğretimi Tamamlama İhtimali

“Çocuğun 3 yaşında bile değil, biraz abartmıyor musun?” sorusunun cevabı işte bu kriterde. 🙂 Anaokullarının bazıları butik çalışıyor. Sadece ilkokul öncesi için eğitim veriyorlar. Köşklerde konuşlanmış okullar böyle mesela. Alt katlarda yer alan büyük bahçeli okullar bunlar… Bazılarının bahçelerinde tavuklar geziyor. Kendi sahip oldukları araç ve bilgi çerçevesinde eğitim verip, çocuğun ilkokul yaşı geldiğinde onu mezun ediyorlar. Herhangi bir ilkokul ile bağlantıları bulunmadığından, sonrasında veli olarak siz yeni bir okul arayışına girip bu sefer ilkokulları değerlendirmeye silbaştan başlıyorsunuz.

Bir de bir okul bünyesinde faaliyet gösteren anaokulları var. Bu okullarda ilköğretim hatta bazen lise eğitimi de veriliyor. Anaokulu, bağlı bulunduğu okul ile aynı yerleşke içersinde bulunabildiği gibi; farklı bir yerde de olabiliyor. Tüm eğitim seviyelerinin aynı yerleşke içerisinde bulunması, bahçe serbestliği olarak dezavantaj oluşturabilse de; bazı okullar yeteri alana sahip olduğundan, küçük çocuklar için özel bahçe düzenlemeleri yapabilmiş. Çocuk bu anaokullardan birine gittiğinde, anaokulu eğitimini bitirdiğinde ilkokul için kontenjan hakkına sahip oluyor. Okulun eski öğrencileri, yeni kayıt öğrencilerine nispeten bir sonraki yılki eğitim ücretlerinden de avantaj sağlayabiliyorlar.

Okulları bu iki grupta değerlendirdiğimde, anaokulun bir okul altında çalışma sürdürmesi bana daha yakın geliyor. Her okulun kendine has bir tarzı, öne çıktığı belirli konular var. Okul buna göre eğitim veriyor, sosyal olanaklar sağlıyor hatta personel seçimini yine bu doğrultuda gerçekleştiriyor. Çocuk da okula başladığında, küçük yaşı itibariyle, bu tarzı benimseyip çabucak içselleştiriyor. Bu yüzden, çocuk bütünüyle okula alıştıktan sonra, çocuğun ileriki sınıflarda da aynı okulda devam etmesinin çocuğa uyum ve aidiyet kazandıracağını düşünüyorum. Aksi olarak, çocuğun butik bir anaokulundan o okulun değerleriyle mezun olup, sonrasında bambaşka bir atmosfere sahip ilkokulla karşılaşmasının çocukta karışıklık oluşturabileceği kanaatindeyim. Dolayısıyla anaokulun, en az liseye kadar eğitim veren bir okul bünyesinde faaliyet göstermesini tercih ediyorum.

2. Devlet Okulu vs. Kolej

Bu karşılaştırmayı çok fazla kritize edecek değilim, devlet okullarında yeterli eğitim alamayabilme düşüncesinde olmak, başlı başına kanayan yaralarımızdan biri… Eğitim; sağlık gibi, güvenlik gibi layıkıyla sahip olmamız gereken en elzem haklarımızdan biriyken, bir takım düzensizlikler ve manipülasyonlar nedeniyle devletimiz tarafından sağlanan ücretsiz eğitim hakkından soğur hale geldik.

Ben 3 yaşında başladığım kreşten, üniversiteye, tüm eğitimlerimi devletin okullarında tamamladım, ancak bu durumdan mutluluk duyduğumu söyleyemem. Ben de özel okulların vadettiği olanaklardan faydalanmayı dilerdim açıkçası. Benim jenerasyonum ve yakın jenerasyon arkadaşlarımdan tam tersini duyduğum oluyor. “Ben okulumu da öğretmenimi de çok severdim.” diyorlar. Bu kişiler haliyle devlet okullarına sıcak bakıyorlar, eğer doğru öğretmeni tespit edebilirlerse gözü kapalı verecek olanlar var. Şahsi konuşmam gerekirse de, insan kendi edindiği tecrübeden ötesini zorlukla tahayyül edebiliyor; hele ki çevremiz başarılı özel okullarla kuşatılmışken. İmkanım olduğu müddetçe, tercihimi özel okuldan yana kullanacağım. Bu tercihimin en önemli sebebi, okulun orff veya stem eğitimi vermesi değil, çocuğun kodlama becerisi edinmesi, 5 yaşında ingilizceyi şakır şakır konuşması ise hiç değil. Aslında okul öncesi eğitimde bunların öğretilmesine ne gerek var diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Asıl sebep, 3 yaşındaki çocuk muazzam bir merak ve yaşama hevesi içerisinde oluyor. Binbir renk içerisinde ve gözleri parıldıyor. İşte, ne bu parlaklık sönsün, ne renkleri solsun, tek isteğim bu… Bu da okul ve öğretmenlerin belirli psikolojik yaklaşımlarla, çocuğa gerekli zaman ve enerjinin aktarılması ile gerçekleşiyor. Bu şansın, devlet okullarına kıyasla doğru özel okullarda daha fazla ihtimalle yakalanabileceğine inanıyorum.

Alıntıdır. (Kaynak: Pinterest)

3. Ev ve İşyerine Yakınlık

Okula gidecek olan 3 yaşında bir çocuk olunca, okulun eve uzaklığını düşünmek de kaçınılmaz oluyor. Kaldı ki, biz yetişkinlerin bile yolda geçirdiği süre gereğinden fazla olduğunda, mutluluk seviyemizde ciddi bir azalma söz konusu oluyor. İstanbul trafiği artık öyle bir hal aldı ki, yoğun saatlerde 10-15 kilometrelik mesafeyi aşmak yarım saatten fazla zamanımızı alıyor. Bu sebeple, şu klişe benim için halen geçerli: “en iyi okul, eve en yakın okul.”

Okulun eve yakınlığından sonra, çalıştığımız yerlere mesafesi de önem teşkil ediyor. Bu sene okul servisi kullanmak istemiyorum. Bu yüzden, onu sabah okula bırakacak ve okuldan alacak olanlar bizler olacağız. Bu da okulun, çalıştığımız yerlere de yakın olması gereğini doğuruyor. (Demiştim ya, bu olay gerçekten çok bilinmeyenli bir denklem.)

4. Okula Giriş ve Çıkış Saatleri

Okul seçerken dikkatle üzerinde durduğum diğer bir konu ise, okulun hangi saat aralığında açık bulunduğu. Çoğu okul, iki ebeveynin de çalıştığını göz önünde bulundurarak okul saatlerini nöbetçi öğretmenler eşliğinde uzatabiliyor. Sabah saat 7’den akşam 19.30’a kadar açık olan okullar var. Çocuğu bu kadar uzun süre okulda tutuyor olmak, çocuk açısından elverişli olmayabilse de, çalışan ebeveynlerin halinden de anlamak gerek. Umuyorum ki, benim daha kısa bir saat aralığına ihtiyacım olur ama her duruma karşı okulun 8.00-18.00 saatleri arasında mutlaka açık olması gerekiyor.

Alıntıdır. (Kaynak: Pinterest)

Ebeveynler için okul seçimi, başlı başına bir süreç. Tanıdığımız tüm anne babalara haber salıyor; tecrübelerini paylaşmalarını istiyoruz. Forumları hatmediyor, Google’da arama rekorları kırıyoruz. Okul seçiminin ise yanlışı doğrusu yok. Çocuğumuz için yaptığımız her seçim gibi bu da, annenin babanın perspektifi ile, beklentileri ile, çocuğunu tanımaları ile örtüşüp gelişen bir süreç. Bu nedenle tavsiye ve yorumlardan yola çıkarak ön bir liste yapmak çok güzel, ama sonrasında listelenen okullarla bir bir görüşülüp, okulun değerleriyle velinin benimsedikleri arasında fark olup olmadığının üzerinde iyiden iyi düşünmekte fayda var.

Okulla ilgili söyleyecek sözlerim kolay kolay tükenmeyecek. Bu yazı, bir yazı serisinin ilk kısmı, sonraki yazılarda görüşmeye gittiğim okulları, deneyim ve gözlemlerimle birlikte aktarmaya çalışacağım. Bu yazıları yazıyor olmamdaki amaç, ebeveynlere ek bir görüş, alternatif bir düşünme yolu sağlamak aslında. Diğer anne babaların blogları en çok burada işime yaradı benim. Umarım okuyanlar da aynı şekilde fayda görürler ve her şeyiyle en uygun okulu bulup kolayca karar verirler. ❤

Sevgilerimle. BV.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s