Kitapseverliği Pekiştirecek Öneriler

Tecrübe ettiğim kadarıyla, konu kitaplara ve onları okumaya gelince, insanlar dört ana grup altında toplanıyor: “Kitap okumayı sevmeyenler”, “Minimalist okuyucular”, “Harbi okuyucular”, “Kitap alma hızı, okuma hızının birkaç misli olanlar”. 🙂

Kitapları ve okumayı çok seven biri olarak, bana göre bu kırılımda en gıpta edilesi olanlar, ne okuması gerektiğini bilen, ihtiyacı kadarını alıp okuyan minimalistler ve ekmek peynir gibi kitap tüketen harbi okuyucular… Beni sorarsanız, son grubun bir üyesi olduğumu söyleyeceğim, durumumdan pek hoşnut olmayarak… Şu okuma hızımda, beni bir hayli sene idare edecek kitaba sahibim… Bu sene, hiçbir şekilde yeni kitap satın almayıp elimdekileri eriteceğime ilişkin bir karar almıştım kendi kendime. Eh başlarda iyi gidiyordum, ama her zaman olduğu gibi, yine çok beğeneceğim kitaplar basıldı ve olur da basımı durdurulur korkusuyla üç beş tanesini satın aldım. Yine de, bu halin, diğer senelerdeki halime nazaran oldukça takdire şayan olduğunu söylemeliyim. Takdire şayan sayılabilecek diğer bir durum ise, yılın ilk yarısında okuduğum kitap sayısı. Hatta ondan da öte, istikrarlı bir şekilde okuyor olmam. Hal böyle olunca, bu minik başarımdan da dem vuracak bir yazı, yazıdan çok bir öneriler listesi paylaşmak istedim sizlerle. Benim gibi kitapları çok sevip, bu sevgiyi biraz zamansızlıktan biraz üşengeçlikten örseleyenler için… 🙂

1. Gerçekten İlginizi Çeken Kitapları Araştırın

Kitap okuma hevesini yerle bir eden en başlıca etkenlerden biri, ilginizi o kadar da çekmeyen bir kitabı okumaya kendinizi zorlamak. Böyle bir durumda okumaya bir es vermekten kaçamıyoruz. O yüzden, gerçekten ilginizi çekebilecek bir türden yayını bulmak için çaba sarfetmek gerekiyor ki, hevesiniz baltalanmasın aksine perçinlensin, körüklensin.

En iyi satanlar listesi, arkadaş önerileri, fenomen kitaplar, konjonktürel yayınlar, e haliyle sosyal medya… Tercihlerimizi belirleyen bir sürü kriter olabiliyor. Herhangi bir yerden kulağımıza çalınan kitabı satın almadan önce, kanlı canlı haliyle elimizde tutmak, sayfalarına göz atmak, internet üzerinden değerlendirmeler okumak; kitap hakkında yüzeysel bir fikir sahibi olmak için birebir. Böylelikle, o kitabın gerçekten sizin hoşunuza gidip gitmeyeceğine karar verebiliyor olacaksınız. Bunun için, adını duyduğunuz her bir yeni kitabı listenize dahil edip, karşınıza çıkan ilk kitapçıda bunlara göz gezdirmeyi alışkanlık haline getirebilirsiniz. Kitapyurdu’nun mobil versiyonu, çoğu kitap için ön izleme seçeneği sunuyor, keza okuyucu yorumları açısından da oldukça zengin… Her ne kadar kullanıcı düşmanı bir uygulama olduğunu düşünsem de, Goodreads uygulamasının verileri de değerlendirmek isteyenler için gayet iyi.

2. Okuma Listesi Oluşturun

Bu sene okuma alışkanlığını sürdürmemde faydasını gördüğüm yegane aktivite bu oldu. Kendime 2019 yılı içerisinde okuyacağım kitaplardan oluşan, üzerine tik atabileceğim bir liste oluşturdum. Sırasını ve içeriğini hazırlarken bir düzene bağlı kaldım. Belirli konuları kombinledim. İki üç ebeveyn kitabından sonra bir kısa roman ekledim mesela… Bu listeye inanılmaz bir şekilde bağlıyım, çok beğendiğim yeni kitaplar olursa listeye alıyor; sonra listeyi yeniden revize ediyorum. Hem ne kadar okuduğumu görüyorum, hem de okunmayı bekleyen kitapları merak edip hevesleniyorum. En keyifli kısmını yazmama gerek var mı bilemedim ama, o da okunmayı tamamlananların üstlerini çizmek. 🙂

3. Siz Nereye, Kitap Oraya

Kitapların kendilerini hatırlatmasını sağlamanın en kolay yolu, kitabı çantanın demirbaşı yapmaktan geçiyor. Boş zamanın nerede karşınıza çıkacağı belli olmaz. Ayrıca günün koşuşturmacası içerisinde bir mola verip 10 dakika farklı ve ilginizi çeken bir konuda bir şeyler okumak sizi karmaşadan olabildiğince uzaklaştırır. Zihinde taşınan kitap okuma düşüncesindense, kitabın kendisini taşımak okuma gerekliliğini daha keskin yoldan anımsatabilir bizlere.

4. Elektronik Kitaplar

Kitabın kokusu, sayfaların hışırtısı, kitapta bırakılan o okunmuşluk hissi evet çok güzel. Lakin, teknolojinin buradaki nimeti de övülmeye değer. Geçen sene bir Kobo edindim ve kullanımından inanılmaz memnun kaldım. Çok ama çok pratik. Kolay taşınır, kolay okunur… En çok gece okumasını sevdim. Işık derdi yok, sayfaları çevirirken bebeyi uyandırır mıyım endişesi yok, büyük rahatlık. 🙂

Türkçe yayınların e-kitap dünyasında alacağı yol uzun olsa da, şimdiki durumumuz da bir hayli tatmin edici. Yabancı kitap okumayı seviyorsanız zaten seçenekleriniz oldukça zengin. D&R ve Idefix, Rakuten Kobo firması ile anlaşmalı olarak Türkçe e-kitapların satışını yapıyor. Satın aldığınız kitapları, Kobo’nun okuyucu cihazından veya yine Kobo’nun akıllı telefon uygulamasından okuyabiliyorsunuz. Kobo cihazınızı PC ile senkronlayıp, istediğiniz .epub ve .pdf uzantılı yayınları cihazınıza kaydedebiliyorsunuz.

Başka bir dijital okuma platformu ise iPhone’un Kitaplar uygulaması. Cihazınıza indirdiğiniz elektronik yayınları, rahatlıkla okumanıza imkan veren bu uygulamanın diğer marka akıllı telefonlarda da muadili bulunuyor.

E-kitap demişken bu işin duayeni Amazon Kindle’ı anmadan geçmeyeyim. 🙂 Çalışma mantığı olarak Kobo’ya oldukça benzeyen Kindle’ın uzunca bir süre ülkemizde satışı yoktu. Şu an olup olmadığından da emin değilim. Görüntüsü, arka ışığı Kobo’ya nazaran Kindle’ı çok daha tercih edilesi kılıyor ancak, Kindle halen Türkçe kitaplara oldukça uzak algısı uyandırıyor ben de. O yüzden satın almayı hiç düşünmedim.

5. Sesli Kitap

Yöntem olarak nasıl basit duruyor aslında: birisi gitsin bir kitabı dışından okusun, kitabı okumak isteyen herhangi biri de gidip bu seslendirmeyi dinlesin. Gel gelelim, bu basit mantığın kitap okumak için eşsiz bir yöntem olduğunu düşünüyorum ve Türkçe yayınların hızla seslendirilmesini, sesli kaynaklarımızın artmasını diliyorum. Çünkü, sesli kitaplar sayesinde araba sürdüğümüz, yemek yaptığımız veya evi toparladığımız onca atıl zamanı kitapla doldurmak mümkün oluyor.

Her türden kitap dinlemeye uygun değil tabii. Felsefe kitapları örneğin. Bazı kitaplar içinde kaybolalım diye yazılmış, kulaklıktan çıkıp doğrudan beynimizin ilgili merkezine hücum etsin diye değil. Kimi kitapsa, sesli dinlemeye çok uygun. Ebeveyn kitapları mesela. Araştırma kitapları, anılar…

Sesli kitapları, akıllı telefonlarınıza indireceğiniz Storytel ve Audioteka gibi uygulamalardan dinleyebiliyorsunuz. Birkaç tanesini dinleme fırsatım oldu seslendirmeler çok başarılı.

~~~

Bundan 25 sene önce, sınıfın kütüphane koluydum. Sınıfın kitaplığını oluşturan oradan buradan toplanmış kitapların envanterini tutuyor, sınıf ahalisine zorla borç kitap iteliyorduk. Bir gün, sınıfın panosuna koca harflerle “Kitaplar en iyi dosttur.” yazmıştık… Kitaplardan dost filan olmaz; bence insanlar azami olarak türüyle birlikte etkileşim halinde olmalı. Ancak, bazen, anlaşılmıyor, anlatamıyor olabiliriz. Öğrenmek istiyor, doğru öğretmen bulamıyor olabiliriz. İçimize dönmek yahut da kabuğumuzun dışına çıkmak istiyor olabiliriz. İşte insanın bu sosyal döngüsünde eli ayağı gibidir kitap. Dost değil, dosttan da ötedir bu bakımdan.

Sevgilerimle. BV.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s