Derleyip Toparlamakta Marie Kondo Gibi Ol

Kim derdi, konusu derleyip toparlama olan bir kitap yazılacak ve onlarca ülkede en iyi satanlar listesine yerleşecek diye? Dahası tahmin edebilir miydik, mesleği bildiğin derleyip toplamak olan Japon asıllı yazarın, TIME dergisinin 2015 senesi için seçtiği 100 etkili isimden biri olacağını? Benim aklımın ucundan geçmezdi. 🙂

2015 Time 100 Gala

Marie Kondo’nun dilimize çevrilmiş iki kitabı bulunuyor. İlk kitabı ve ilk kitabında anlattıklarını pekiştirmek için olsa gerek, pek görselli ikinci kitabı… Kitapların ana teması şu: “Keyif vermeyen eşyayı atın, keyif verenleri güzel güzel yerlerine yerleştirin.” Özetle, bilmediğimiz yeni bir şey yok. O zaman niye bu kadar popüler oldu bu kadın? Bilip de uygulamadıklarımızı kafamıza kaktığı için olabilir mi?… Biz yapamıyoruz belki ama Marie Kondo, kümeleşmiş eşya yığıntısından yürüyecek yer kalmamış evleri, öbeklerin arasından seke seke topluyor. Kadının yüzü parlıyor ışıl ışıl, ev sahibi desen ondan farkı yok. Ev ise, sanki sihirli değnek dokunmuş gibi. Bu türden dönüşüm hikayelerini okumak veya izlemek ben de sonsuz bir tatmin duygusu oluşturmuştur her zaman. Keyif duyar, aynısını kendi evimde bir an önce uygulamak için inanılmaz motive hissederim.

Kendi evim demişken… Evimde evde atma süreci bakidir. Evden eşya çıkarmanın mucizesine şahit olduğum günden beri, evde fazla eşya tutmamaya gayret ediyorum. Hani, evde gezip her bir eşyaya tek tek “bana keyif veriyor musun” diye sorsam, alacağım yanıt genelde “evet” olur. Amma velakin kafamın asla Marie Kondo gibi çalışmayacağı iki husus var. Bunlardan ilki: Daha müsait bir evde yaşasaydım, bir odasını kütüphane ilan edip, tavana kadar uzanan raflara en değerli kitapları doldururdum. Ennn kadim hayallerimden biridir. Hadi, kusursuz kütüphaneden geçtim, IKEA kitaplıklarında bile kitaplar enfes bir dekor oluşturuyor bence. Öylesi inanırım kitapları saklamanın hoşluğuna. O yüzden keyif vermeyen kitap evet, tabii ki atılabilir. Ama basılmış onlarca hatta yüzlerce şaheser, evin duvarlarında sergilenesidir bana göre. İkinci hususa gelirsek: hatıralık eşyalar. Geçen gün özene bezene sakladığım maaş bordrolarımla vedalaştım ve gerçekten hiç kolay olmadı. Anasınıfından itibaren karnelerim, 20 yıllık güncelerim var. Mektuplarım, kartpostal koleksiyonum… Fotoğraflar! Şam şeytanı gibi çıktığım fotoğrafı bile atmaya kıyamam ki ben. O fotoğrafın çekildiği anı hatırlarım, mekanı, giydiğim blüzün nasıl alındığını… Ara ara buralara da girişip, üç beş bir şey çıkartıyorum gerçi… Yine de hatıralarını çok canlı ve sonsuz haz duyarak yaşayan biri olarak, anılar ihtiva eden eşyaları elden çıkarmayı hayal bile edemem çoğu zaman.

Kitapları ve hatıralık eşyaları istisna tuttuktan sonra, Marie Kondo ile birlikteliğimize kaldığımız yerden devam edebiliriz. 🙂 Marie Kondo’nun yöntemlerine kadar, nasıl bir insan olduğu da bende merak uyandırıyor. Kitabından ve TV şovundan anladığım, kadın tam spiritüel. Feyzaldığı Feng Shui, evin içerisinde dolaşan enerji, eşyalarla aramızdaki bağ gibi enterasan şeyler var. Kendisinin programında izlediğim bir şeyi paylaşacağım: Bir çifte evlerini toparlamak için yardım etmede sıra kitaplara geldiğinde Marie Kondo, kitapların hepsinde parmaklarını gezdirip şöyle bir kitapları dürter. Bunu yapmaktaki gerekçesinin, kitaplarda sönen enerjinin açığa çıkarılması olduğunu söyler. Böylelikle eşyayla daha iyi bir ilişki kurulabilir ve yarattığı keyif hissiyatına odaklanılabilir. … Eşyaları kullandıktan sonra yerlerine kaldırırken onlara teşekkür etmek gerektiğini savunur bir de: “Ceket, bugün beni sıcak ve konforlu tuttuğun için teşekkür ederim.”… Kitabında çorapların genel olarak katlanma stiline serzenişte bulunduğu bir kısım vardır: “O çoraplar saatlerce ayağınızda ayakkabının içinde sıkıştı kaldı. Şimdi siz onu burup burup, hooop bilek lastiğinden geçirip çekmeceye kaldırıyorsunuz.” der. Diyeceğim, eşyalarla ilişkisi Nirvana’ya ulaşmış biridir Marie Kondo. Eşyanın hükümlülüğüne boyun eğmek yerine, ona keyif veren eşyayla, ömrü boyunca saadet içerisinde yaşamak ister.

Günümüzün bu enterasan ve etkileyici kişiliğinin yakın zamanda biyografik bir kitabı filan çıkar mı bilmem ama şimdilik Google’a talim ettim ve Marie Kondo’nun evi (tabii ki :)) ve yaşayışı hakkında neler yazılıp çizilmiştir diye baktım. En dikkatimi çeken konulardan biri, kendisinin günlük alışkanlıkları oldu. Yazımın devamında, bu günlük alışkanlıklardan bahsedeceğim:

1. İçeriye temiz hava girmesini sağlamak

Sabah ilk iş evin tüm pencerelerini açıp, bir süre tüm pencereleri açık tutarak, içeriye güneş ışığının ve yeteri kadar temiz havanın girmesini sağlıyormuş.

Havanın yeteri kadar değişip temizlenmediğini hissederse tütsü de yakarmış Marie Kondo. Ortamı canlandırmak için bir çan misali bir şey de kullanıyor, programında görmüştüm. Hafif, uzun ve yankılı bir çınlama çıkaran bu çan her neyse, hafif bir meditatif etki de yaratıyor. Bulursam bir tane edineceğim. 🙂

2. Hazırlanıp giyinmek

Marie Kondo, o gün evden dışarıya hiç çıkmayacak bile olsa kıyafetlerini giyer, saçını düzeltir, makyajını yaparmış.

Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, dışarıdan içeriye iyileşmeyi deneyin derler. Güzel bir elbise, bakım, aynada kendini beğenecek kadar iyi bir hazırlanma dışınızı aydınlattıktan sonra içinizi de ferahlandırıp, iyi hissetmenize yardımcı olabilir.

3. Güne bir şeyler içerek başlamak

Kahvaltısından önce, güne bir şeyler içerek başlıyormuş.

Bazen aromatik bir çay, bazen sert koyu bir kahve, ya da hem gözünüze hem midenize hitap edecek meyveli bir içecek günü yataktan çıkmış sizi daha hızlı toparlayıp güne iyi ve kolay başlamanızı sağlayabilir.

4. Eşyalara teşekkür etmek

Bedenini ısıtan cekete, yemeği karıştıran miksere, günü planlamasına yardım eden saate tek tek teşekkürlerini sunan Marie Kondo’nun bu alışkanlığı, açıkçası biraz tuhaf duruyor ama bir o kadar da takdire şayan bana göre. Zira, bu teşekkür halinin bir süre sonra, sizi çevreleyen eşyalara duyduğunuz minneti arttırması kaçınılmaz olur. Siz ve eşyalarınızdan yayılan minnet, pozitif enerjiler de diyebiliriz, bir süre sonra sizin dünyanızdan evrene yayılır. Şükür hali enerjilerin en tepe noktasıdır, tabiri caizse sizin aşmış versiyonunuzdur. Kısacası, ayağınızdan çıkan çoraba teşekkür etmek, sizi hayatınızın amacına kavuşturabilir.

5. Her gece yatmadan önce eşyaları yerine koymak

Bir akşam rutini olarak Marie Kondo, etrafa dağılmış olan eşyaları  yerlerine yerleştirdikten sonra yatağa girermiş. Tabii onun minimal evi düşünüldüğünde, bu işin onun 10 dakikasını bile aldığından şüpheliyim. :). Yine de genel olarak, bu alışkanlığı edinmek evi toplu tutmak için bir hayli faydalı. 

Bu yöntemi her seferinde bir odadaki eşyayı toparlayacağım şeklinde sınırlandırabilir veya kendinize süre tanıyabilirsiniz. Yatmadan önce 15 dakika evi düzenleyeceğim gibi. Bir yerde, yatmadan önce yapılan ev düzenlemenin beyin dalgalarını da düzenlediği; bu şekilde kişinin uykuya geçişini kolaylaştırdığını okumuştum. Yani hem iyi bir uyku çekeceksiniz, hem de düzenli bir eve uyanacaksınız. Bir taşla…

~~~

Mal canın yongasıdır aforizmasıyla yetişmiş bir nesilden geliyoruz. Yataklarımızın altında bazalar, dolaplar üzerinde hınca hınç doldurulmuş hurçlar sığmaya çalışıyoruz evimize, evrenimize… Keyif, işlevsellik, işleyebilirlik unsurlarını düşünmeden hayatımıza soktuğumuz nesnelerin kalabalığı ve yoğunluğu altında zihnimiz ve bedenimiz yorgun düşüyor. Şu dünyada kaplayabildiğimiz alan sınırlı ve en önemlisi geçici iken, kalbimize iyi gelenlere yer açalım bol bol. Kapanış Öğretmenim Mori ile Sabah Buluşmaları’ndan: “Gözlerini açtı. Yavaşça, ‘Budistler ne der, bilir misin?’ Nesnelere yapışıp kalma, çünkü her şey geçicidir.’

Sevgilerimle. BV.

~~~

Sözünü ettiğim kitaplar: (detayları için üzerine tıklayabilirsiniz)

~~~

Netflix’teki program:

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s