Annelik.

Blog yazmaya başlamamdaki bir amaç da annelik edinimlerimi paylaşmak. Bu konudaki ilk yazım büyük ölçüde bir girizgah yazısı olacak. Öncelikle, bilgi için: 21 ay önce bir kız bebek dünyaya getirdim. Bununla birlikte, anneliğimin doğumdan 9 ay kadar önce, hamileliğim ile birlikte başladığına inanıyorum. Hamilelik, bana göre kesinlikle anneliğe dahil edilmesi gereken bir süreç. İki dönemin birbirinden ne farkı var? Sadece bebeğinizi görüp, fiziksel temasta bulunamıyorsunuz hepsi bu. Ayrıca tamam belki fiziksel temasınız yok ama, doğumdan sonra bir daha olamayacak kadar da yakınsınız bebeğinize aslında. Öyle ki bebeğiniz, kalp atışlarınızı dinleyip, vücut boşluğunuzda yankılanan seslerle huzur içinde uykuya dalacak kadar yakın size. Dolayısıyla gelin şu 21 ayı, 30 yapalım biz… 🙂

Nerede kalmıştık…: “annelik edinimleri”… Geçen süre boyunca oradan buradan, kitaplardan, büyüklerden ve en çok bebeğimden öğrendiğim bir sürü şey oldu. Bir kısmı işe yarayan, bir kısmı ise hiç işe yaramayan bu bilgilerin çok olduğunu ise asla söyleyemem. Söz konusu bebekler olduğunda, bildiğiniz şeyler asla ve asla yeterli olmaz. Çünkü konu bir bebek, sizin bebeğinizdir. Dünyada her bir insan nasıl yegane bir varlık ise, bebeğiniz de öyledir. Doğmuş veya doğacak hiçbir bebeğe benzemez. Bu sebeptendir ki, bir bebekle ilgili sabit bilginin sizin bebeğinize kati suretle uyacağının hiçbir garantisi yoktur. Yeryüzündeki tüm bebeklerin vakalarını kapsayan bir kitap var mıdır? Tüm bebeklerin işine yarayabilecek bir yöntemden bahsedilebilir mi? Hayır tabii ki…

Annelik bir deneme yanılma yöntemidir
Etrafınızın tavsiyelerine kulak asar, faydalı kitaplar okur bilinçlenirsiniz. Gel gelelim, bebeğinizi tanımaya çalışmadıkça, hiçbir öneri ve bilgiden fayda sağlayamazsınız. İyi bir anne olabilmek istiyorsanız, atacağınız ilk adım bebeğinizi tanımak için elinizden geleni yapmak olacaktır. Bu tanıma sürecindeki en büyük yardımcınız, bebeğin annesiyle kurduğu sezgisel iletişim olacaktır. Doğumunuzun nasıl gerçekleştiği ve bebeğinizin neyle beslendiğinden bağımsız, bu sezgisel bağ başlangıcından beri orada ve olmaya devam edecek. Tek yapmanız gereken, bebeğinize kulak vermek. Çevre ne kadar yardımcı olursa olsun, ebeveynliği büyük ölçüde bebeğinizden öğrenirsiniz.

Mükemmel anne ütopyası
Annelik konusunda bilinmesi gereken bir diğer önemli husus ise; “mükemmel anne” diye bir şeyin olmamasıdır. Bu konuda kendim de dahil çevremdeki çoğu insanın zaman zaman yanılgıya düştüğünü görüyorum. Böyle düşünmemizin nedeni de aslında basit olarak: sistem. Sistemi burada kurban ediyorum lakin, basit bir farkındalıkla oku kendimize çevirip sorumluluğu üstümüze alabiliriz. Mükemmel anneliğin uydurma kılıfından ancak bu şekilde çıkabiliriz. Hayatımızın anne olmaya kadarki kısmını mükemmelliğe kurgulamış olabiliriz: Sisteme girdi verirsiniz. Bazen para, bazen efor, uzun süreli çalışma, hatta kendini adama… Sistem de size çıktısını verir. Yerleştirme puanı, sıralamada iyi bir derece, kariyer, yüksek getirili ve tatmini yüksek bir iş… gibi. Şimdi bu basit sistemi gelin anneliğe uyarlamaya çalışalım. Sisteme en iyi girdilerimizi verelim. Kendimizi bebeğimize adarız, sosyal hayatımız, ilgi alanlarımız, uykularımız bir hayli sekteye uğrar. Elimizden geldiği kadarıyla kendimiz ve bebeğimizin konforu için herşeyin en iyisini satın alırız. Ancak bunların hiçbiri 7/24 huzurlu, deliksiz uyuyan, iyi beslenen, çevreye gülücükler saçan bir bebeği garanti etmez. Annelikte mükemmelliğin olmayışının sebebi budur. Kollarınızda tuttuğunuz, minicik bir insan yavrusudur. Bir yetişkinden kat be kat daha hassas ve bakıma muhtaç bu minik insanı, “her daim rahat ettirmek” diye birşey mümkün bir şey değildir. Bu durumun her zaman bilincinde olup, bebeğinizin ihtiyacı kadar annelik yapmak kafi ve tatmin edici olacaktır.

Yap-boz annelik düzeni
Böyle bir durumun varlığından anne olmadan önce haberim olsaydı, çok daha makul ölçülerde hayal kırıklığına uğrardım. Bebek, haliyle büyür. Büyüdükçe de huyu suyu değişir. Bebeğin karakterinin bir gecede değiştiğine şahit olabilirsiniz. Böylesi inanılmaz dinamik bir varlığa ebeveynlik yaparken, oturttuğunuz düzenin aynen devam etmesini beklemek biraz hayal ürünü olur. Bebeğiniz için bir düzen kurarsınız. Bu gayet güzeldir. Yeme zamanı, banyolar, uyuma saatleri… herşey huşu içerisinde tıkır tıkır yürür. Sonra birden birşey olur ve bebeğiniz banyo yapmak istemez, yemeklerini sağa sola fırlatır ve yataktan dipçik gibi fırlayarak zıplamaya başlar. Bebeğin büyüme sürecinde bu değişiklikleri bir değil, onlarca kez yaşarsınız. Özene bezene kurduğunuz düzenin yıkılmasına yas tutmak için kendinize bir süre tanıyabilirsiniz. Yasınız bittiğinde bebeğinize dönün ve yeni ihtiyaçlarını anlamaya çaba gösterin. Belki uyku saatlerini azaltmanız gerekiyordur. Veya enerjisini gündüzleri daha iyi açığa çıkarabilmesi için parkta daha çok vakit geçirmesi iyi olabilir. Oyunlarınızı, uyku ritüellerinizi tekrar gözden geçirip revize etmeniz faydalı olabilir bu durumda. Önceki düzen, bebek versiyon 1.0 içindi… Şimdi bebek 1.1, annesinden yeni bir düzen tasarlamasını bekliyor. 🙂

Anneliğin bilinen bir yazılı kural seti yoktur. Tecrübeler vardır sadece. Dünyadaki tüm annelerin, kendi bebeklerinden edindiği türlü türlü bilgiler… Tıpkı benim burada yazıp paylaşacaklarım gibi. Belki de yeni anneler olarak, bizden daha evvel anne olmuş kişilerden öğrenebileceğimiz ilk şey: yalnız olmadığımız gerçeğidir. Öyle sanıyorum ki, tarih öncesi zamanlarda yaşayan atalarımızdan bu yana, her kadının annelik sürecinde zorlandığı; tahammülsüzlük, tükenmişlik, çaresizlik ve endişe hisleriyle cebelleştiği zamanlar olmuştur. Bu gerçeğin ve zamanın hızla ilerlediğinin bilincinde olabilirsek, belki acılarımızı biraz daha hafifletebiliriz. Bebeklik insanoğlunun en şirin, en sevilesi zamanı ve nihayetinde kısıtlı bir süresi var. Her bir saniyesi, ayrı bir fotoğraf karesi değerinde olan bu zamanların tüm varlığımızla tadını çıkarmaya çalışın. Bu sayede, ileride anneliğinizin bu ilk zamanlarını hatırladığınıda, kocaman bir gülücüğün gelip yüzünüze yerleşmesine sebep olacaksınız.

Sevgiler. BV.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s