Kışı Sağlıklı Geçirmek İçin Öneriler

Çocukluğumda mevsimleri bir şiirden ezberlerdik ve bu şiirde içinde bulunduğumuz ay için şöyle denirdi: “Yılın ilk ayı Ocak, kar yağar kucak kucak.” Kucak kucak karı çoktan geçtim, hani şöyle her yeri bembeyaz kaplanmış görebilsem ne güzel olurdu… İstanbul’dan karın baya bir süre kalkmadığı 2017 senesinden bu yana, kara hasretim. Geldi gelecek diyorlar, meteoroloji uyarıları bir şeyler… Ama yok, aradan bi ce-ee yapıp gidiyor.

Ortalık beyaza bürünmedi ama, burunlarımız kıpkırmızı oldu bile çoktan. Buz kesen bizler olduk. Hem soğuklardan kaçınmaya çalışıyoruz, hem de hastalıklardan. Salgınlar da cabası… Bu yazımda, kışı sağlıklı atlatabilmek için, faydalandığım bazı yöntemlerden bahsedeceğim. Yazıya başlamadan evvel hiçbir tıbbi yetkinliğim olmadığını belirtmek isterim; beni gerçekten sağlıklı kıldığına inandığım, muhtemelen hepsi bilinen önerileri blogumda paylaşmak istedim sadece. 🙂

1.Bol C Vitamini

Bağışıklığı güçlendirmek için C vitaminin önemini artık hepimiz biliyoruz. Takdir-i ilahi diye düşünüyorum, kış geldiği zaman portakal, mandalina, nar, kivi ve greyfurt gibi C vitamini deposu meyvelere kavuşuyoruz. Her gün, iki veya üç adet bu meyvelerden tüketmeye çalışıyorum. Bazı günler üşenmezsem, sularını sıkıp içiyorum da. Ancak, katı halde tüketmek sanki daha sağlıklıymış gibi geliyor. Meyvenin posasının da vücut için ayrıca faydası olduğuna inanıyorum.

2. Bol Su

Suyun bünyemiz ve sağlığımız için önemi malum. Bağışıklığın korunması ve hastalıkların önlenmesi için de ihtiyacımız kadar suyu tüketmek çok ama çok elzem. Katıldığım sağlık konulu bir konferansta konuşmacı su içmeyi, özellikle vücuttaki atık ve toksik maddelerin vücuttan atılması için çok önemli olduğunu belirtmişti. “Her gün, evinizde biriken çöpü evinizden çıkarıp dışarıya atıyorsunuz” demişti. “Vücudunuz da benzer şekilde her gün çöp üretir ve bunların yeterli su alınımıyla vücuttan atılmasına ihtiyacımız vardır” diye devam etmişti. Su içmek hayatımın en büyük meselelerinden. 2019’da daha sağlıklı olmak için su içme alışkanlığını kazanmaya karar vermiştim. Şimdilik su içmeyi kendime hatırlatma ve akabinde gidip su içme konusunda epeyce yol katettiğimi söyleyebilirim.

3. Sağlıklı Beslenmek

Konu sağlık olunca, vücudumuzdan içeri girenleri iyice bir düşünüp değerlendirmek gerekiyor. Evde küçük bir çocukla yaşamaya başlayınca, beslenme konusunu daha bir ciddiye aldığımı söyleyebilirim. Kaldı ki ağırlıkla evde yemek pişirmek durumundayım. Haftalık öğünlerin, her tür besin grubunu içermesine özen gösteriyorum. Makarna, pilav gibi karbonhidrat grubu, süt, yoğurt, et, tavuk, balık gibi protein grubu, bakliyatlar, tahıllar ve yemişlerden alabileceğimiz iyi yağlar, meyve sebzeler… Bu aslında kolayca uygulanabilir bir şey, ağzınızdan girenlerin sürekli olarak farkında olursanız eğer. Geriye de mümkün olduğunca daha az tüketmek gereken yiyecekler kalıyor. Paketli hazır gıdalar gibi…

4. Güneş Girsin Doktor Değil

Günlerin kısalması ve mevsimsel durumlar nedeniyle kışları güneşe hasret geçiriyoruz ama aslında güneş, ara sıra soğuk gri bulutların arkasından kendini gösteriyor bizlere. Ne zaman buna şahit olsam, kızımı alıp kendimi dışarı atmaya çalışıyorum. Güneşin dünya ile mesafesi ne kadar açılmış olursa olsun, alabildiğimiz her güneş ışığının yararımıza olduğuna inanıyorum. Açık havada olmak da hem ruhun hem vücudun gıdası bana göre.

Hava şakır şakır yağmadığı müddetçe, gün içinde pencerelerim uzunca bir süre açıktır. Bunu yaparken hem temiz havanın içeriyi iyice doldurmasını amaçlarım, hem de evin biraz soğumasını. Çünkü mantolamalı bir apartmanda yaşıyoruz ve kaloriferlerimiz merkezi sistemle hunharca yanıyor. Bu kadar bunaltıcı bir iç mekan sıcaklığı bana hiç bir şekilde sağlıklı gelmiyor. Odaları, yorgana ihtiyacımız kalana kadar serinletmeye çalışıyorum.

5.Evde Hareketi Arttırmak

Kışları günlük aktivitemizde bir hayli düşüş olur. Sabah sıcacık yataktan çıkmaya dertlenerek güne başlar ve günü o sıcacık yatağın özlemiyle geçiririz. Haliyle, dışarıda çıkıp bir yürüyüş yapmak iyice güçleşir. İşten çıkıp spor salonuna gitmektense, evde bir battaniye altında kanepede takılmak daha cezbedici hale gelir. Bu sebeplerden ötürü, egzersize gidemiyorsak; egzersiz bize gelse, nasıl olurdu? 🙂 Evde egzersizi destekleyen YouTube videoları veya telefon uygulamalarına kolayca erişebiliriz. Bunlar sayesinde, evde pilates veya yoga deneyebilir; dans edebilir, aerobik yapabiliriz. Gün içinde aktif olmak, içsel enerji seviyemizi arttırıp bizi zinde kılar. Modumuz yükseldikçe, stres seviyemiz düşer ve böylelikle hastalıklara karşı daha dirençli hale geliriz.

Sağlıcakla geçecek bir kış dilerim.

Sevgilerimle. BV.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s