Daha Düzenli Bir Eve Sahip Olmanın 6 Kuralı

“Sadelik, en yüksek gelişmişlik düzeyidir.” Leonarda da Vinci

Herkes yaşadığı ev konusunda çok şanslı olamayabiliyor. Büyük bir ev istiyoruz ama nispeten küçük evlerde yaşıyoruz. Veya, ışıl ışıl evler hoşumuza gidiyor ama evimiz ışık alma konusunda o kadar da başarılı değil. Özellikle büyük şehirlerde yaşıyorsanız ev konusu tam bir çıkmaz olabiliyor. Hayaller ve gerçekler arasındaki uçurum, açıldıkça açılıyor. Ancak evin niteliğinden ve niceliğinden bağımsız, tüm evler için geçerli bir özellik var ki, bence evi yaşanılır kılan önemli bir kıstas: “derli toplu, temiz, düzenli bir ev”. Eğer eviniz böyle değilse, istediğiniz kadar hayallerinizin evi olsun, o eve girmek istemezsiniz.

Evin düzeni ile zihnimizdeki düzen arasında döngüsel bir ilişki vardır. Zihniniz huzurlu ve planlı iken, eviniz de muhtemelen çiçek gibi olacaktır. Çiçek gibi bir ev de, dingin bir zihne sahip olmanızı sağlar. Aksine dağınık bir ev veya masa, dağınık bir zihne işaret eder. Aklı karışmış birinin yaşadığı ortam da genelde çok düzenli olmaz. Bu döngüsel ilişkiyi kendi yararınıza şöyle kullanabilirsiniz aslında: Diyelim ki kafanız dalgın, düşünceler geliyor gidiyor ama kargacık burgacık. Biraz rahatlamak nefes almak istiyorsanız, kendinize minik bir alan belirleyin ve o minik alanı tertemiz yapmaya çalışın. Bu çalışma masanız, komodininizin üstü, makyaj masanız veya kitaplığınızın bir rafı olabilir. Yapmış olduğunuz bu ufak temizleme girişimi, sizi düşüncelerinize farklı şekilde yaklaşmanızı sağlayacaktır. Bir süre sonra, kitaplarınızı boy ve renk sırasına göre dizerken, düşüncelerinizin de sadeleşmeye başladığını fark edeceksiniz. Gerçekleştirmiş olduğunuz minik düzenleme, sizi rahatlatıp mutlu ettiyse bunu bir yaşam tarzı haline getirip, düzeni hayatınızın bütününe yaymaya ne dersiniz? Size bu yolda çözüm önerileri sunan, ufak ama önemli altı madde yazının devamında yer alıyor.

1.Fazlalıklardan kurtulun

Yaşadığımız evlerin birer depolama kapasitesi var. Eğer evimiz bu kapasiteden fazla eşya içeriyorsa, zamanla içinde yaşanmaz hale gelir. Marie Kondo, “Derle, Topla, Rahatla” isimli kitabında, evden atılacak eşyalara karar vermek için şöyle davranılması gerektiğini yazar: “her eşyayı tek tek elinize alın ve şunu sorun: bu şey bana mutluluk veriyor mu?” Sorunuzun cevabı: Evet ise yapacağınız şey basit: o eşyaya veda etmek. Hayır ise, o eşyayı tutmaya devam edebilirsiniz. Sorunun cevabından tam da emin olamadığınız eşyaları ise alın ve bir kutuya kaldırın. Eğer o kutunun ağzı altı ay süreyle açılmadıysa, eşyaları evinizde tutmayı bir kere daha düşünmeniz gerekebilir.

2.Bir şey aldıysan, bir şeyi at

Bu madde de aslında evinizde gereğinden fazla eşya tutmamanızla ilişkili. Diyelim ki birinci maddeye göre hareket ettiniz ve evinizden azımsanmayacak bir eşya çıkardınız. Bir daha eve birşey almayacaksanız, işiniz bitti. Gel gelelim, satın almaya devam ettiğiniz müddetçe evinizdeki eşya birikimi de kaldığı yerden devam edecektir. O yüzden, bir şey satın alıp evinize getirdikten sonra, karşılığında evden bir şey eksiltmeyi de alışkanlık haline getirin. Böylelikle eviniz, yalınlığın verdiği huzuru sürdürmeye devam eder.

3.Her eşyaya bir yer verin

Evinizde her eşyanın belirli bir yeri olursa, o eşyayı nereye kaldırmanız gerektiğini bilir ve kaldırılması için daha çabuk aksiyon alırsınız. Yersiz eşyalar ortalarda, masa üstlerinde, sepet içlerinde gezinmeye mecburdur ve bir süre sonra dağınıklık oluşturmaya başlarlar. Sahip olduğunuz her nesneye bir yer vermek, o nesneye ihtiyaç duyduğunuzda aramanızı da kolaylaştıracaktır. Aradığını bulma işi için bazı kaynaklar, 5 dakika kuralını belirtirler. Şöyle ki, eğer aradığınızı 5 dakika içerisinde bulamıyorsanız, ortamınız pek de derli toplu sayılmaz.

4.Bir dakika kuralını unutmayın

Şayet bir işi yapmanız sadece bir dakikanızı alacaksa o işi ertelemeden yapın. Dolabın kapağını kapatmak, çekmeceyi ittirmek, tarağınızı yerine koymak gibi… Ertelediğiniz bir dakikalık iş, bir hafta sonra karşınıza 20 dakikalık bir dağınık toplama aktivitesi olarak sizi bulabilir.

5.Pozitif düşünce ve minik adımlar

Her işe başlamadan önce hissetmemiz gerektiği gibi, evi düzenlemeye girişmeden de pozitif olup minik adımlarla başlamamız önemli. “Şimdi kim toplayacak koca evi”, “Zaten yorgunum iyice yorulacağım” ,”Yine dağılmayacak mı niye toplayayım” gibi düşünceler, etrafı toplamanızı engeller ve size atalete sokar. Öte yandan, düzenleyeceğiniz yerin düzenleme sonrası halini gözünüzde canlandırmak, bir yerin pırıl pırıl parladığını ve mis kokular saçtığını düşlemek, toparlama işine girmenizi kolaylaştıracaktır.

Kimse sizden koca evi toparlamanızı beklemiyor. Her seferinde bir yeri toparlamaya çalışabilirsiniz pekala. Örneğin, her gün yatağa gitmeden önce bir yeri düzenleyeceğim şeklinde bir madde ekleyebilirsiniz rutininize. Böylelikle yatmadan önce zihninizi toparlamanıza da vesile olursunuz. Derleme toplama işine, bebek adımlarıyla girişmeniz düzeni korumanızda istikrar sağlayacaktır.

6.Tek dokunuş (one touch) kuralı

Evinizdeki tertipi sürdürmek konusunda işinize yarayacağını düşündüğüm bir diğer madde ise, bir defa dokunma kuralı. Birşeyi elinize aldıktan sonra, yerine bırakmanız gerektiğini hatırlatan bir kural bu. Diyelim ki işten geldiniz. Ayakkabılarınızı girişte çıkardınız, paltonuzu koltuğa attınız, arabanın anahtarı paltonuzun cebinde kaldı, saatinizi çıkarıp masaya bıraktınız ve odanıza gittiniz. Oraya buraya bıraktığınız şeylerin aslında hiçbirinin yeri orası ve burası değildi. Böyle yaparak evi dağıtmış oldunuz. Şimdi filmi geri alalım ve tek dokunuş kuralını ekleyip tekrar oynatalım: İşten eve geldiniz. Ayakkabılarınızı çıkardınız ve onlara dokunduğunuz gibi ayakkabılığa kaldırdınız. Paltonuzu çıkardıktan sonra bir yere bırakmadan gidip portmantoya astınız. Arabanın anahtarını, çantanıza koydunuz. Saatinizi çıkardınız ve çekmecenize kaldırdınız. Böylelikle, üzerinizden çıkan tüm eşyalar ikinci bir dokunmaya gerek kalmadan yerlerine kavuştular. Dağınıklığı henüz gerçekleşmeden önlemiş oldunuz.

Dağınıklıktan arınmış derli toplu bir evin, huzur ve zihinsel sakinlikten ziyade kazandıracağı en önemli şey, zaman olacaktır. Dağınıklık içerisinde kaybettiklerinizi ararken veya ortalığı toplamak için harcadığınız olanca vakti, neden kendinize çok daha keyif veren aktivitelerde değerlendirmeyesiniz? 🙂

BV.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s