Yol Hikayeleri

Geçen gün, yine şehirde boğucu bir sıcak. Güneş batmaya yüz tutsun, alıp kızı parka götüreceğim. Güneş battı batıyor ama sıcağı hala sıcak, kaldırımları kavuruyor. Kız arabada, ben arabasını itiyorum. Bir trafik lambasına denk geliyoruz. O lambayı da oldum olası sevmem. Yaya değil araba önceliklidir. Hani yayaya 15 saniye, arabaya 75 saniye geçme hakkı tanıyanlardan… Sabırsızlıkla… Read More Yol Hikayeleri

Kitapseverliği Pekiştirecek Öneriler

Tecrübe ettiğim kadarıyla, konu kitaplara ve onları okumaya gelince, insanlar dört ana grup altında toplanıyor: “Kitap okumayı sevmeyenler”, “Minimalist okuyucular”, “Harbi okuyucular”, “Kitap alma hızı, okuma hızının birkaç misli olanlar”. 🙂 Kitapları ve okumayı çok seven biri olarak, bana göre bu kırılımda en gıpta edilesi olanlar, ne okuması gerektiğini bilen, ihtiyacı kadarını alıp okuyan minimalistler… Read More Kitapseverliği Pekiştirecek Öneriler

Bereketli Tiyatro Sezonu

Tiyatroya gitmeyi oldum olası severim. Hele ki anne olmadan evvel, hafta sonu programlarımı süsleyen başlıca aktivitelerden biriydi. AKM’de, Taksim Sahnesi’nde oyun izleme şansım oldu. Çoğu sanatçıyı görmeye yaşım yetmedi ama Yıldız Kenter’in sahnede devleştiğine şahit oldum. Gittiğim tüm oyunların içinde ise, en iyisini Müfettiş sayarım. Üzerinden on sene geçti, Zerrin Tekindor’un performansını sıklıkla ve yüzümde… Read More Bereketli Tiyatro Sezonu

1 > 0

Sonunda bilgisayarın karşısına geçip yazabildiğime inanamıyorum. “O an” hiç gelmeyecek gibiydi zira. Dipsiz bir kuyu, sonsuz bir girdap gibiydi kapıldığım atalet. Heh işte, şu 3 cümleyi kurup yazıya dökmüş olmam ataletimden kurtulduğumun kanıtıdır. Çok şükür! 🙂 Parmaklarımın klavye üzerinde dans ettiği şu sıralarda, yüzümde dolu dolu bir gülümseme var. Yapmaktan bu kadar keyif duyduğum bir… Read More 1 > 0